Torunuma açık mektup -1 (Giriş)

tarafından Ceyhun Özdemir

Güzelim hoş geldin,

Bak görüyor musun taa yirmili yaşlarımda seni düşünüyorum. Ulan hayırsız! Sen beni hep aksakallı huysuz bir ihtiyar mı sandın? Bayramdan bayrama arıyorsun. En çok da anneannenle ile konuşuyorsun. Madem öyle o zaman söyle bakalım? Bayramlarda en çok harçlığı ben mi verdim yoksa anneannen olacak ihtiyar ninen mi? Tabii şuanda senin kanın kaynıyor. Plajda kız keserken beni mi düşünüyorsun sanki? Dedeler hep unutulsun, dedeler hep kahve köşelerinde ölsün zaten. Bak yirmili yaşlarımda bir sürü işim, gücüm, enerjim varken sana laf anlatmaya çalışıyorum ama senin yaptığına bak. Haftada en az 5 kere aramazsan bayramlarda benden harçlık bekleme. Zaten artık sende yirmi yaşına gelmişin daha ne harçlığı bekliyorsun. Te te o ka! Trip mi atıyorum evet trip atıyorum. Yine huysuzluğumun tuttuğunu söylediğini duyar gibiyim. Velhasılıkelam daha fazla kaynatmadan mevzu-i bahse gelirsek; evvela bende senin yaşlarını yaşadım güzelim. Hatta bu satırları yazarken tam senin yaşının üzerinde duruyorum. Şuanda 20 yaşındayım ,sene 2015, ve sen de bunları okurken büyük ihtimal 20 yaşında olacaksın. Bundan sonra dede, torun değil; panpa, kanka olduk yani. Az çok hesaplarıma göre sen bu satırları okurken büyük ihtimal 2060’li yıllardasın. Ben henüz 1960’ların müziğini dinlerken 2060 yılı benim gözümü epey ürpertiyor. Benim son 15 yılımda teknoloji o kadar hızlı gelişti ki 2060’daki teknolojiyi düşünemiyorum. Bu satırları yazarken Türkiye’nin durumu karışık bu yüzden en çok da Türkiye’nin durumu ne olacak diye merak ediyorum. Bizim nesil doğumların olduğu bir nesil güzelim. Bu yüzden tüm dünya acılar içinde kıvranıyor ama ben sizlerin çok daha güzel yıllar göreceğine inanıyorum. Bizim dedelerimizde savaşta çok kayıp vermiş ancak tüm o acılar sayesinde teknoloji bugün bu kadar ilerledi. Belki de sende dünyanın böyle bir kritik döneminde yaşıyor olabilirsin ama şunu unutma cancağızım: Doğumlar sancılı olur. Daha yüksek bilince geçmek için bu şart. Sana anlatacak çok şeyim var. Şimdiden sabırsızlanıyorum. Hiçbir zaman torunlarımla aramda soğuk perdelerin olmasını istemedim. Bu yüzden 50 yıl öncesinden sana bu mektubu yazmaya başladım. Seninle bazen bir dost olarak konuşacağım bazense bir dede olarak. Bazen şakalar yapıp seni güldüreceğim bazen acı gerçekleri söyleyip seni üzebilirim. Uzun bir yolumuz var cancağızım. Hadi tut elimi ben anlatayım sen dinle.

 

Diğer Yazılar

Bir Yorum Yazın