Belirsizlik, çaba ve acı!

tarafından Ceyhun Özdemir

Zihnimin kıvrımlarında dolaşan bazı düşüncelerim vardır. Sokak, sokak dolaşırım. Yeni mahalleler keşfederim. Bazen bir söz, bir dokunuş veya bir nazar ile birden sokakların ışıkları yanar. Görünmeyen hakikatler, görünür olur. Bazen de korkmadan karanlığın içine yürümek gerekir. Aydınlanmak… Daha doğrusu, aydın insan olmak sanırım böyle bir şey.

Zihin dünyamızda bir ülkemiz var. Doğduğumuzda tüm ışıklar kapalı bir şekilde doğuyoruz. Karanlıkta kaldığımız için korkup ağlıyoruz. Ancak zamanla bazı şehirler aydınlanmaya başlıyor. Işık ile tanışınca korkulacak bir şey olmadığını anlayıp biraz sakinleşiyoruz ama yine de bir yerler karanlık ve kıyıda köşede korkuya devam. Büyüdükçe eğitim, kültür ve ahlak ile başka şehirlerin ışıklarını açıyoruz. Ancak bu bizi doyurmamalı. Karanlıkta kalmış diğer şehirler, hatta ülkeler bile var. Sözün kısası, zihnimizde ne kadar seyahat edersek, o kadar aydınız. Aydın olmak para ile olan bir şey hiç değil.

Söz sözü açtı. Aslında farklı bir konudan bahsetmek istemiştim. Zihnimin kıvrımlarında dolaşırken karanlık bir caddeye girdim. Aşağıdaki sözler ile karşılaştım ve birden caddenin ışıkları yandı. Hâlâ henüz tam idrak edememiş olsam da muazzam bir caddede olduğumu anladım. Bir köşesinde daha önce hiç tatmadığım bal satan dükkanlar var. Diğer köşesinde süt. Elimde ise bir kadeh şarap… 🍷 Metaforları severim. Sadece ehli olan kişilere anahtarı teslim etmek gibi bir şey :)

Tamam. Gevezeliğe son. İşte o söz;

Sana ait olan seni talep eder, sen yorulma! Onu sen ararsan, yorulursun ve o sana sahip olur.

İbn Arabî

Doğudan gelen bu söz aklımızın bir köşesinde kalsın. Geri döneceğim. Bir de batıdan gelen bir söz;

İnsan hayatta üç şey ile yaşamaya mecburdur; Acı, belirsizlik ve daimi çaba.

Phil Stutz

Şimdi birleştirelim.

Yaşım 28. Tüm hayatım boyunca inanılmaz bir şekilde çabaladım. Çoğu insanın aslında farkında olmadığı nimetler konusunda bile büyük bir gayret gösterdim. Bazılarını başardım, bazılarında başarısız oldum. Bazıları yarım kaldı. Şu an hatta dava sürecinde olan çabalarım bile var. Büyük bir çaba… Gerçi haddimi aşmak istemem. Kime göre büyük? Eminim ki farkında bile olmadığım kendimdeki nimetleri, bir başkası büyük bir çaba ile ulaşmaya çalışıyordur. Hepimizin mutlaka bir çabası var. Asla şüphe yok. Ancak bazıları bazılarına göre bir tık daha fazla çaba gösteriyor olabilir. Bu da gayet normal.

Ancak bu çabam karşısında artık yavaş yavaş yorulduğumu hissediyorum. Ben bir beşerim. Vücudum var ve elbet bir gün tükenecek. Elimi, eteğimi çekmek de istemiyorum ancak bazı konularda adımlarım geriye geriye gidiyor. Biraz daha sessizleşiyorum. İşte böyle bir dönemde zihnimin kıvrımlarında karanlıklarda dolaşıyordum. Kaybolduğumu sandığım zaman, birden karşıma bu 2 söz çıktı. Işıklar yandı. Bana ilaç oldular. Neden?

Ben aslında belirsiz durumları hiç sevmeyen biri olduğumu farkettim. Şüphesiz hiç kimse sevmez ancak ben böyle durumları olabildiğince noktalarım. Örneğin bir kişi ile belirsiz bir kırgınlık durumu yaşıyorsam çok huzursuz olurum. Karşıma alır konuşurum. Hislerimi paylaşırım ve gerekirse yolları ayırıp noktalarım. Belirsizlik biter. Bunu da çok keskin çizgiler ile yapıyorum. Hem kendime hem de karşımdaki kişiye zarar verebiliyorum. Ayrıca evimdeki eşyaları olabildiğince gruplar halinde düzenli tutmaya çalışırım. Kontrol etme dürtüsü de aslında belirsizlik ile alakalı.

Sürekli bir şekilde belirsizlik durumları ile savaş halindeyim. Bu yüzden sürekli çabalıyorum, sürekli çabalıyorum. Çabaladıkça bazen acı hissediyorum. Sonucunda yoruluyorum. Ancak bu sonu olmayan bir döngü. Her canlı için bu 3 durum asla bitmez. Belirsiz durumları asla sıfırlayamayız. Çok çok basit bir örnek vereyim. Vücudumuzun işleyiş mekanizmasını düşünelim. 1 dakika sonrasında hayatta olup olmayacağımın bir garantisi kimsede yok. Ya yaşayabilirim ya da ölebilirim. İşte size belirsizlik. Bu belirsizlik karşısında vücudum yaşamayı seçer ve çabalamaya başlar. Gıda depolarımdaki karbonhidrat yakılır ve enerji elde ederim. Kalbim, beynim, midem, ciğerlerim ve diğerlerinin hepsi büyük bir çaba ile 1 dakika sonrasında hayata tutunmaya çalışır. Başarılı olurlar mı bilmiyorum. Bir vakit başarısız olacakları kesin. Ancak tüm bu süreç sonunda aslında acı çekmişimdir. Çünkü bazı hücrelerim geri dönüşü olmaksızın ölmüştür. Belirsizlikleri aşamıyoruz… Bunun için çabalamak ne absürttür. Ölümsüzlük iksirini bulmaya benzer. Bu çabanın sonu ise büyük bir hüsran ve acı.

Kabullenmek gerekiyor. Belirsizlik durumlarına teslim olmak lazım. Hayatımızda belirsizlik, çaba ve acı asla kaybolmayacak. Sürekli bir mutlu olma arayışı neden? Böyle bir şey yok. Acıdan kaçamayacağız. Bu hakikat karşısında gönüller mahzun gibi olurken İbn Arabi’nin sözü yetişti. Tekrar hatırlayalım.

Sana ait olan seni talep eder, sen yorulma! Onu sen ararsan, yorulursun ve o sana sahip olur.

İbn Arabî

Gelmesi gereken gelir, gitmesi gereken gider. Belirsizliği kabullen, kontrol etme, yumruğunu sıkma, iddia sahibi olma. 1 dakika sonra ölebilme ihtimalini bile kabullen. Sen yorulma… Yoksa yorulurum ve çabalayarak övündüğüm şey, bir bakmışım bana sahip olmuş.

Biraz sessizlik.

İnanın bu konu çok ciddi bir konu. Tüm dünya hayatı bununla alakalı. Bunun adı teslimiyet. Yaşaması çok zor bir konu ancak hepimiz farkında olalım diye bunu sizinle paylaştım. Ne kadar güçlü bir ışık olduğunu umarım anlatabilmişimdir. Bu caddenin ışıklarını artık açalım. Ben de gerektiğinde tekrar tekrar bu yazıyı okuyup kendime hatırlatacağım. Bendeki cadde aydınlandı ancak henüz tam dolaşmaya başlamadım. Bir süre bu caddede dolaşacağım. Dükkanlarından tadım testi yapacağım :)

Kaynak: Phil Stutz’un bu sözü Netflix’teki “Dr. Phil Stutz” belgeselinde geçiyor. Kendisi parkinson hastası, oldukça samimi ve çok başarılı bir psikiyatrist.

3 yorum

Zeynep^^ 23 Kasım 2023 - 00:06

Ceyhun bey az çok bir hayal kırıklığı yaşadığım dönemde yazınız karşıma çıktı ve beni İbn Arabi’nin sözü ile tanıştırdınız. Hemen bu sözü not edip telefonumun arkasına yerleştirdim. Sonsuz teşekkürler.

Cevapla
Ceyhun Özdemir 23 Kasım 2023 - 00:21

Gülümsedim ve memnun oldum… Sağolun

Cevapla
Elif Songül 8 Aralık 2023 - 18:33

“Gelmesi gereken gelir, gitmesi gereken gider. Belirsizliği kabullen, kontrol etme, “

Tam bir şeylerden vazgeçmiş ve hayatımdaki çoğu konu belirsizlikler yumağına dönmüşken yazınız tevafuk olsa gerek karşıma çıktı.Sanki günlerdir su içmemiş birinin suyu bulup içmesi gibi bi ferahlık geldi kalbime. Allah razı olsun bu güzel yazınız için. Bazen bilmek yetmiyor onu yaşayanların yazını okumak gerekiyormuş . Emeğinize sağlık.

Cevapla

Yorum Yaz

Diğer Yazılar