Deniz Kenarında Bir Anı

tarafından Ceyhun Özdemir

İş çıkışı spontane gelişen bir durumla kendimi sahil kenarında bir restoranda buldum. Herhangi bir hazırlık yapmamışım. Kıyafetim gayet sade. Oturdum, hayran hayran denizi izliyorum ve yemeğimi yiyiyorum. O günkü yorgunluğum üzerimden gitti. Huzurla doldum. Mutluyum. Sade ve güzel bir an…

Bir yandan önümdeki masa dikkatimi çekti. Dillerinden anladığım kadarıyla yabancı olduklarını düşündüğüm bir aile. Ailenin 20 yaşlarında küçük kızı oldukça güzel giyinmiş. Belli ki ailecek sahildeki o restorana gitmeyi önemsemişler. Yemeklerini yerken ailenin küçük kızı arkasını denize dönerek kardeşinden resmini çekmesini istedi. Sonra resme baktı, beğenmedi. Tekrar resim çektirdi. Sonra yine beğenmedi, yine resim çektirdi. Veeee tabii ki yine beğenmedi. Abartısız bu durum 50 kez tekrarlandı. Anne ve baba yemeklerini bitirip telefonlarına geçti. Çocuklar ise sürekli resim çekiniyor. Hava kararınca kalkıp gittiler.  Umarım kız en sonunda çektirdiği resimden mutlu olmuştur. Tahminen önce aralarından birini seçmek için epey vakit harcayacak sonra filtre için uğraşacak ve en son paylaşıp gelen beğeniyi sayacak. Nereden baksan 1 gününü 1 resim için harcadı. 

İki örnek. Mekan aynı mekan. Zaman aynı zaman. Masalar arasındaki uzaklık 2 metre. Ben oraya plansız gelmişim. Basit bir kıyafet, güzel bir yemek, hoş bir sohbet ve muhteşem bir manzara. Cennet bu olmalı. Sadece bu kadar basit.

O ise gayet planlı gelmiş. Denize gelmiş ama denizi görememiş. Şık bir elbise. Ancak başkasına kendini beğendirmek için yaşadığı cehennem…

Ben orada cenneti hissettim, o ise cehennemi. Peki seçimi kim yaptı?

 

 

 

Diğer Yazılar

2 yorumlar

Mavi 21 Ekim 2020 - 00:32

Dünya gezegeninde üstüne toprak atılmadan ölen insansılar var.. Bu insansıların bir adı var, onlar “ Yaşayan ölüler” .Oysa ölmeden önce ölmekten kasıt bu değildi. Yaşarken ölmek kendinin en iyi potansiyelini bu dünyada yaratmak içindi. İnsan “fark etmeyi seçtiğinde” tanrı olur. Kendini her fark edişte öldürür ve yeniden doğurur. Bu ölümle doğum arasındaki vakit bir uyku ile uyanıklık arasına tekamül eder. İnsan her gün değişir. Değişmelidir. Farketmek ve farkettirmek için çabalamalıdır. Ölmeden önce ölmeli. Yaşamı bir rüya olarak görmemeli. Uyanmalı ve uyandırmalıdır. Gerçek cennet bir fark etmekle başlar.. Bununla birlikte etrafında cenneti var etmek isteyen insan “farkederek yaşama ilhamını” başka insanlara da bulaştırmalıdır. Eskiden o karşı masadaki insansı bendim. Binlerce takipçim vardı. Çocukluğumda hiç tatmadığım sevginin ve ilginin yerini likelarla doldurmaya çalışıyordum. Lakin bu çabam bir eleğin içine su doldurmaktan farksızdı. Kendime yabancılaşmıştım. İçimde bir ses sürekli “bu sen değilsin!” Dedikçe onu susturdum. Öyle susturdum ki rüyasında kelebek olduğunu gören bir tırtıl gibi yaşadım hayatı. Aslında tırtıldım. Gerçeği rüyam yapmış ve bilinçaltımla oynamıştım. Şimdiyse kendi cennetimde kahvemi yudumluyorum. Belki aynı masadayız sizinle. Kim bilir?
1 yıldır hiçbir sosyal medyayı kullanmıyorum. Aldığım nefesin bile tadı farklı. Meğer ben kendim için yaşamıyor bir başkası için yaşıyormuşum. Başkasını kandırdığımı zannederken kendimi kadırıyor ve kendi bataklığımda kayboluyormuşum. Bu öyle bir duyguymuş ki; tiyatro sahnesinin arkasında ağlayan oyuncuyum, sahneye çıkıyor ve ışıl ışıl gülümseyen bir karakteri canlandırıyorum. 5 dk sonra sahneden çıkıp kuliste ayna karşısında kendi sahtekarlığımın makyajını siliyormuşum gibi.. O kızın elinden tutup, avuç içine kalbimi koyarcasına gözlerine bakıp “Sen kimsin? Hatırla!Niçin bu gezegende var edildin?. Farket! İçindeki sesi duy! Pusulan içinde.! Yolun da yolculuğunda kendi içine! Uyan!” Demek isterdim. Neticede aydınlanan zihin aydınlatmak ister.

Şükürler olsun ölmeden önce öldüm ve yeniden doğdum. Doğumun sancısını, ölümün acısını; her farkettiğim şeyde yeniden yaşıyorum lakin her birinde farklı bir lezzet alıyorum. Ben değiştiğim için mi tatları farklı, yoksa fark ettiklerimin değişimi mi bu lezzete farklı bir aroma katıyor? Bilemiyorum. Tek bildiğim. Her gün farkında olarak yaşayan insan kendi cennetini bu dünyada var ederken, umursamadan yaşayan insan her gün kendini cehennemde öldürüyor.

Var ol güzel insan. bir parça ilham bulaştırmayı umarak şuraya yazımı iliştirmek istedim.

Farkındalığın cennetinde idrakımızın arttığı nice günlerimiz olsun. Uyanıp uyandırdıklarımız bol olsun. Maviyle..

Reply
Ceyhun Özdemir 21 Ekim 2020 - 07:12

Yazıma anlam kattın. Ne mutlu sana. Emeğin, paylaştıkların ve duygun için teşekkür ederim ☺️

Reply

Bir Yorum Yazın