Herkesi Memnun Etmeye Çalışmak

tarafından Ceyhun Özdemir

Herkesi memnun etmeye çalışmak incelik değil, ahmaklıktır. Hiçbir zaman herkesi aynı anda memnun edemezsin. İlla birileri memnun olmamak zorunda. Hele birde hitap ettiğin kişi sayısı arttıysa sen ağzınla kuş tutsan kesinlikle birileri sana “hayvan katili” diyecektir. Tut ki dünyanın başına sen geçtin. Tüm dünyayı sen yönetiyorsun. Seni sevenlerin ve sevmeyenlerin sayısı eşit olmadığı sürece sen gerçek bir lider olamayacaksın. Dünyada eşit sayıda iyi ve kötü insan vardır. Bazısı çok iyi, bazısı çok kötü. Ancak bu denge asla bozulmaz.  Bu yüzden sen iyi veya kötü bir lider dahi olsan seni sevenler ve sevmeyenler eşit olmalı. Çok zor ancak diyelim ki herkesi memnun ettin. Herkes sayende çok mutlu ve herkes seni çok seviyor. Böyle bir durumda bile seni sevmeyen kişi bizzat ben olacağım. Çünkü sen yalancı ve iki yüzlüsün! İyilerin yanındayken iyi, kötülerin yanındayken kötü olmuşsun. Kısacası insanları memnun etmek için onların kılığına girmişsin. Herkesten bir parça olmuşsun ama asla kendin olamamışsın. Karaktersizsin sen!

Ben kendi hayatımdaki bu dengeye çok dikkat ederim. Beni seven insan sayısı fazla gözüküyor ama bu beni ilgilendirmiyor. Şimdi bu cümleyi ilk paragrafın başında söyleseydim ben egoist biriydim ama ilk paragrafı okuyunca anlam nasıl da değişiyor değil mi :) Herkesin beni sevmesi iyi bir şey değil. Hatta kötü bir şey. Bu yüzden bu durumu düzeltmek için 1 yıl boyunca çalışmalar yaptım ve sonunda beni sevmeyenlerin sayısını arttırdım :D Tabi kasti olarak yapmıyorum bunu. Yani insanların beni sevmemesinden zevk almıyorum. Nasıl mı yaptım? Düşüncelerim konusunda daha samimi olmaya çalıştım. Artık çoğu fikrimi üstü kapalı değil, direkt yüzüne söylüyorum. Başkasının yanlış fikirlerine kafa sallayıp onaylamıyorum artık. Bu durumdan tabi ki rahatsız olanlar oluyor :) Böylelikle son zamanlarda benden nefret eden kişilerde bir artış gözlüyorum. Ben ise gülümsüyorum :) Çünkü bu durum dengeli giderse benim doğru yolda olduğumu gösteriyor. Şunu da ekleyeyim; beni sevdiğini iddaa edenleri de elemeye başladım. Bana beni seven değil, beni her halimle kabul eden arkadaş lazım. Kötü günümde elimi tutacak kaç kişi var? Bu önemli. Aslında bu bile önemli değil. Madem laf açıldı bunu da en son paragrafta anlatayım. Kısacası bana sosyal medyada like atan 1000 kişi değil, zor günümde yanımda olan bir kaç dost lazım.

Aslında işin hakikati ne seven ne de sevmeyen… Bana karakter sahibi insan lazım. Yani zorluklar karşısında dimdik duran, maddi ve manevi hayatını dengede tutan, kırmayan ve kırılmayan… Karakter sahibi insan, kendisine bir amaç edinmiştir. O sadece amacı üzerinde yürür. Onu kim sevmiş, kim sevmemiş, dengede mi değil mi ve daha bir sürü şey onu alakadar etmez. Sadece yürür, sinek vızıltısına dikkat etmez. Gerekirse canını davasında feda eder ama yolundan geri dönmez, arkasına bakmaz. Hele facebook beğenisini hiç saymaz :) O anlatılmıyor, sadece karşısına geçince anlaşılıyor. Böyle karakter sahibi bir insan olan Ahmed er Rifâi Hazretlerinin sözüyle bitirmek uygun olur. Allah böyle insanlar ile tanışmayı nasip etsin.

Dünya iki bölüğe ayrılsa, yarısı beni makaslarla kırpsa yarısı zemzemlerle yıkasa, ikisi de üzerimde aynı tesiri yapar.

*Sözü bulmamda yardımcı olan Elif ablama (Elif Hilal Doğan) çok teşekkürler :)

Diğer Yazılar

10 yorumlar

Elif Hilâl 20 Mayıs 2016 - 15:10

Estağfurullah, kalemine kuvvet Ceyhun’cuğum. :)

Sevgilerimle…

Reply
TUNGA ERALP 2 Haziran 2016 - 11:25

Karakter vurgusunu beğendim yazınızda. Bence de yüksek seciyede insanların çevremizde çoğalmasıyla güzelleşir hayat. Herkesi memnun etmeye çalışmak hususu keza öyle, egoizmin tavan noktasıdır aslında. Lakin ne yalan söyleyeyim şu seven – sevmeyen dengesi konusu bendeki yansıması soğuk duş etkisi oldu. İlahi Adalet varlığın bütünü için, zamandan ve mekândan bağımsız, mutlak dengeyi öngörür. Belirli bir anda, dar bir çevreye özgü bir öngörüsü yoktur. Allah(cc)’ın ayetlerinin sadece bir kısmı üzerinden varlığı okumaya kalkarsak büyük bir hata yapmış olmaktan ileriye geçemeyiz. Malesef ilk paragraf sonrasında bile olsa o cümle ve devamında gelen açıklama sizi egoizmden kurtaramamış, hatta bana sorarsanız daha fazla batmışsınız o karanlığa. Denge öyle bir şey olamaz azizim. Maddi ve manevi denge de kırmamak ve kırılmamak dengesi de ütopiktir. Karakter sahibi olmak ve ideallere uygun hedefler üzerine irade koyarak yol almak işin aslıdır dediğiniz üzere. Kolayca görebileceğiniz gibi bu bireysel manada tam bir dengesizliği tetiklerken varlığın bütünü söz konusu olduğunda denge unsuru olarak katkı sağlar. İşin gerçeği denge ilahi bir emirdir varlığın bütünü için ve biz ne yaparsak yapalım o denge bozulmaz ya da bozulan dengeyi biz yeniden tesis edemeyiz. Bizim için denge olsa olsa kendi maddi ve manevi varlığımızı en üst seviyeye getirme hali olabilir ki bu da az önce ifade ettiğim gibi aslında çevremizde bizim lehimize bir dengesizlik olgusudur.

Reply
Ceyhun Ozdemir 2 Haziran 2016 - 18:26

Efendim merhabalar,
İlk defa bu kadar uzun ve ayrıntılı yorum aldım. Bu kadar zahmet etmişsiniz. Bu yazıda artık sizinde emeğiniz var sayılır. Gerçekten çok memnun oldum. Eleştirinizden sonra yazımı ve yorumunuzu bir kaç kere okudum. Sanırım 2. paragrafta bazı sorunlar görmüşsünüz. Eksik bırakmış olabilirim. 2. paragraftan kasıt şunu açıklıyorum. İnsanların beni sevmemesi için tabiki absürt bir şey yapmıyorum. Bunu yapmak ciddi bir problem. Ben sadece artık herkesi memnun etmeye çalışmadığımı bahsetmek istedim. Yani ortada yanlış bir durum varsa gidip yanlışa ortak olmamaya çalışıyorum. Yani zalimin zulmüne eşlik etmemeye çalışıyorum. Eee durum böyle olunca tabiki kendiliğinden sevmeyenler olmuş oluyor. Beni sevip sevmemiş beni alakadar etmez. Ben sadece yolumda samimi olmaya çalışırım. Eğer yeteri kadar kendime karşı samimi isem doğal olarak karşıma çıkan birileri olması gerekiyor. Eğer karşıma birisi çıkıyorsa demekki yolumda yürüyorum. Bu bir gösterge olabilir diye seviniyorum. Hepsi bundan ibaret.
Eğer sizde ilk okuduğunuzda bu şekilde anladıysanız ve bu tavrım dolayısıyla yazdıysanız benim görüşüm budur. Eleştirinizi kabul ediyorum, saygı duyuyorum.
Eleştirinizden memnuniyet duydum. Diğer yazılarıma da beklerim. İyi günler :)

Reply
TUNGA ERALP 2 Haziran 2016 - 19:07

Değerlendirmemi olumlu algılamanıza sevindim. Açıklamanız hoş. Ancak ben zaten sizi doğru anlamışım. Benim itirazım sevenler ile sevmeyenler eşit olmalı görüşünüz ile alakalı. O görüş bence temelden yanlis, çünkü İlahi Adalet ile çelişiyor. Rabbimizin varlığa koyduğu İlahi Nizam ile de çelişiyor. Dolayısıyla sizin olması gerek dediğiniz o denge bana göre olması doğru da değil mümkün de değil hükmünde.
Selam ve dua ile…

Reply
TUNGA ERALP 2 Haziran 2016 - 19:13

Bu arada seven “yanlış” yerine “yanlis” yazmış olduğum için de özür dilerim, dilimize özen çok önemli.

Reply
TUNGA ERALP 2 Haziran 2016 - 19:17

Telefonun azizliğine uğradım ikinci defa, “seven” değil “sehven” olacaktı.

Reply
Ceyhun Ozdemir 2 Haziran 2016 - 23:49

Sorun değil efendim. Söylediklerinizi düşünecem. Teşekkürler.

bicümle 5 Haziran 2016 - 13:43

insanlara duymak istediklerini söylerseniz en çok sizi severler :) samimi oldukça seven sayınız azalır kimine göre bu iyi kimine göre kötüdür “beni seven oldugum gibi sevsin” kaleminize saglık :)

Reply
Ceyhun Ozdemir 5 Haziran 2016 - 13:49

Teşekkürler efendim :) :)

Reply
pasta dolabı 18 Haziran 2016 - 12:49

Blog ve yazılar çok hoş başarılar.

Reply

Bir Yorum Yazın